Ana Sayfa > Projeler > Heykel İnsanlar



Heykel İnsanlar - Mesut Gümüşlüoğlu

DSC_0398sb.jpg
DSC_0399sb.jpg
DSC_0411sb.jpg
DSC_7406.JPG

DSC_7407.JPG
DSC_7409.JPG
DSC_7410.JPG
DSC_7411.JPG

DSC_7598r.jpg
DSC_7600r.jpg
DSC_7606r.jpg
DSC_7608r.jpg

DSC_7611r.jpg
DSC_7615r.jpg
DSC_7624r.jpg
DSC_7625r.jpg

DSC_7889sb.jpg
karabulutlar.jpg

 

 

Heykel İnsanları


Gelmişler kentin dışlanmış sokaklarından; gelmişler ve oturmuşlar tunç yığının altında; yaz sa gölge; kış’sa güneşi aramışlar; bulmuşlar en sıcağını… bakmazlar hiç başları üstünde ne var? Heykeldir eninde sonunda onları izleyen; heykeldir ve onlar sadece beklerler…

Kaç zaman oldu görürüm orada bekleyen insanları; sıkıntı dert keder; kimi zaman buluşma noktası; kimi zaman vakit geçirme mekanı; o kadar çoktur ki artık tanışıktır bekleşenler; artık tanırlar bir birlerini ve sessizce selam verip başlarlar sohbete; birileri gelir birileri gider…

Beton zeminde sert eser rüzgarlar; saklar yinede; dokunsan ağlayacak acılarının önüne maskedir gülüşleri; maskedir güçsüzlüklerini örten o sert yüz ifadesi; yaklaşıp hal hatır sorduğunuzda anlatırlar öykülerini; birisi gelmiş memleketten; kalır sokaklarda gündüz vakti; evdekilere yük olmamak için. Sokağa sığınmıştır; heykele sığınmıştır Fatma kadınına şefkatine sarılır bilmeden; sarılmış ve öylece beklemektedir. Diğeri; kaybettiği gelini ve torununa ağlar içten içe; sigarasının dumanı hala soğumadı bilirmisiniz; yanar durur içimde. Oysa o gün; kendisi anlatmayı istememişti ben zorlamıştım sessizce… hadi anlat öykünü derken; b kadar elim keder olacağını ummazdım… anlattı öyküsünü içim yanar hala…

Güneş tanık; güneş yanığı bedenlerinin her gün orada öylece durmasına; güneş tanık… rüzgar tanık; içlerindeki fırtınaların boranları yutmasına… bir sessizlik fırtınasında en çok kim konuşur; tabiî ki sessizliği yırtan fırtınalarda suskun bedenler…

Kuşları var güvercinler konar tepelerine; beyaz olsa  barış için; zaten kavga etmez onlar… zaten yoktur birbirlerinden başka sığınacakları. Güvercinler yemler; onlar izlerler; yeni yetme çocukların duyarsız bakışlarına inat güvercinleri tanırlar onlar… bu gün biri yok mu ne ? oysa uyanamamıştır o gün kanadı kırık…

Burada hiç Martı yok; burada heykel insanlarının sessizliklerinden geriye; anlara sığınmış bir ben kalırım. Birde Martı düşlerim… Bilir misiniz? Yaşamı öğrendiğim mahalleden geliyor bu insanlar; yaşamı öğrendiğim mahalleye gidiyorlar her akşam. Bense  Martıları özlerim; heykel insanlarının yanına konan güvercinlere bakıp…

Bir kez daha söz veriyorum… sözümdeyim hala… yerimde…

Merhaba…

 

 

Mesut Gümüşlüoğlu Kimdir?

1974 Ankara Doğumlu. Fotoğrafçı; İşletme Fakültesini bitirmiş olsa da; sevdiği meslek olarak fotoğrafçılığı görüp; reklam tanıtım fotoğrafçılığı yapmaya karar verdi. Orta okul zamanında tanıştığı fotoğrafçılık stüdyo deneyiminin ardından  AFSAD la 1995 yılında  tanıştı. 21.ci dönem  Yönetim Kurulunda görev aldı. Eğitim Araştırma birimi; ve ardından fotoğraf  eğitmenliğe başladı. Halen eğitmenlik  ve  reklam fotoğrafçılığı yapmakta. Biryaşam Dergisi Sanat editörü. 

 

Proje sahibine iletmek istediğiniz mesajı form aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Adınız:[ ! ]
Soyad:[ ! ]
E-Mail:
Konu:
Mesajınız:
Onay Kodu: Captcha
Onay Kodunu Girin:[ ! ]
 



Share



   


COG Sitesi için tıklayın. Tasarım: CANDENİZ Bu işin arkasında kimler var ! Sitenin tüm bölümlerini birlikte gör.