Ana Sayfa > Yayınlar > Kitaplar



Osmanlı Rus Savaşında Kırım ve Türkiye Mektupları - Roger Fenton

fenton.jpg

OSMANLI RUS SAVAŞINDA KIRIM VE TÜRKİYE MEKTUPLARI
ROGER FENTON
ÇEVİREN: SEBLA KÜÇÜK, YİRMİDÖRT YAYINLARI
MART 2007, İSTANBUL, 168 SAYFA


Hemen kitaba geçmeden önce Roger Fenton’u biraz tanımak gerekir diye düşünüyorum.

İlk geniş kapsamlı savaş röportaj Roger Fenton imzasını taşır. O önceleri amatör, daha sonra da profesyonel olarak uğraştığı fotografçılık uğruna hukukçuluğu bırakmış bir İngiliz’dir. İlk çalışması,  Rusya'ya yaptığı bir yolculuk sırasında çektiği bir seri calotype'dir.

Paris'de Paul Delaroche ile resim çalıştıktan sonra, hukuk okumuş ve bir süre avukat olarak çalışmıştır. Rusya'da Dinyeper Nehri üzerinde inşa edilen bir köprü ile Kiev, Sen Petersburg ve Moskova’ya ait çeşitli fotograflar çekmiştir. 1854'de Regent's Park'da bir fotograf stüdyosu açmıştır. O dönemde Londra'da,  çiçeklerle gerçekleştirdiği görkemli still-life çalışmalarıyla tanınmıştı. Fenton, Londra Fotograf Derneği'nin kurucularından biriydi. O dönemde, özellikle ayrıntılardaki özen ile dikkat çeken güçlü mimari görünümleri yansıtan fotograflar ve yanı sıra Archer 'ın yönteminden biraz farklı olan kendi yöntemi ile gerçekleştirdiği  wet-collodion (ıslak levha yöntemi)'lı  duyarkat/levhalarla çektiği  son derecede özenli still-life fotograflarıyla  ünlüydü. Kraliçe Viktorya, kendisini,  kraliyet  ailesi ve  ikametgahının fotograflarını çekmekle görevlendirdi. Daha sonra, British Museum'un resmi fotografçısı oldu ve burada korunmakta olan değişik sanat  eserlerinin,  nesnelerin, eşyaların,  buluntuların  yüzlerce röprodüksiyonunu  gerçekleştirdi. Çalışmasının mükemmelliği karşısında etkilenen basın şirketlerinden biri olan “Thomas Agnew ve Oğlu” onu Kırım Savaşını fotograflamak üzere angaje etti.

Yani savaş, onu belgesel fotograflar çekmek üzere Londra'daki yaşamını terk etmeye itti. 1855 yılının başlarında  Londra'dan yola çıktı. Kendisine üç yardımcı eşlik ediyordu ve donanımlı bir yük arabası bulunmaktaydı. Daha önce bir şarap satıcısına ait olan bu ağır taşıt, yatak odası ve laboratuar olarak da kullanılabilmekteydi.  Fenton, ıslak levha yöntemini kullandığı için, kapalı olan bu arabadan yararlanıyor ve karanlık oda olarak kullanıyordu. Ekipmanı beş fotograf makinesi, 700 cam levha, kimyasal maddeler ve muhtelif araç-gereçten oluşmaktaydı.  Cebelitarık'tan geçerken dört at satın aldı. “Fotograf Arabası” 1855 Mart'ında Balaklava’dan yola çıktı.  

Bu kitaba konu olan “Kırım Savaşı” hayatının dönüm noktasını oluşturur. 10 Mart- 20 Haziran 1855 tarihleri arasında bulunduğu ve fotograflar çektiği bu savaş, elde edilen görüntüler sayesinde tarihe kaydedilir. Mektupların büyük çoğunluğu karısı Grace’e yazılmıştır. Tabii ki yayıncısı ve kendisini angaje eden Thomas Agnew’a da mektuplar yazmıştır. 
           
Yola çıktıktan bir ay sonra Fenton,  asistanı Marcus Sparling ile cephedeydi. Fenton üç aydan daha kısa bir sürede 300 den fazla negatif elde etti. Her ne kadar kullandığı fotograf yöntemi, aşırı sıcakta saatlerce çalışmasına olanak tanımasa da yine de birçok subay, asker, kamp yerleri, muharebeler yüzünden yanmış, yıkılmış yerlere ait birçok fotograf çekti. Her defasında Fotograf Arabasına geri döner, levhaları diğer kimyasal tanklara boşaltır, görüntüleri geliştirmek ve sabitlemek için, kuruyana kadar bir alev üzerinde gezdirir ve son olarak onları verniklerdi.  Tüm bu işlem sırasında bir top güllesinin arabasına çarpıp kötü bir zamanda ışığı içeri almamasını ümit ederdi.  Bu konuda çok şanslıydı, çünkü bu yalnızca bir kez başına geldi.

Kırım'daki savaş alanları, geniş, birbirine benzeyen düzlüklerdi.  Bunlar Fenton'un fotograflarında geniş ve hüzünlü yerler olarak görünür. Bütün bunların yanı sıra, söz konusu görüntülerin bombardıman altında ve çok büyük risklere girilerek elde edildiğini anlamak hayli güçtür.

Sıcaktan çok şikayet ediyordu.”Levhaları hazırlamak üzere arabanın kapısını kapadığımda ter basıyor, göz yaşları gibi yüzümden süzülüyor. Geliştirme banyosu öylesine sıcak ki, ellerimi  içine zorla sokuyorum” diyordu. Islak-levha yöntemini kullanıyordu ve bu yöntemde klişlerin, kullanımdan hemen önce hazırlanmaları gerekiyordu. Ancak klişelerin daha makineye yerleştirmeden kuruması onu üzüyordu. Poz süresi üç ila yirmi dakika arasında değişiyordu ve bütün fotografları parlak güneş altında çekmek zorundaydı.

Temmuz'da İngiltere'ye döndü. Hasta ve koleraya yakalanmış bir haldeydi. Fenton, üç aylık zorlu bir çalışmadan sonra 360 pozlanmış klişe getirmişti. Ancak bu görüntüler, savaşa dair  hayli  yanlış fikirler vermişlerdir; gerçekten de ateş hattının gerisinde iyi mevzilenmiş askerleri göstermektedirler. Çünkü Fenton'un gönderilmesi için gerekli para, kendisini gönderen şirket tarafından savaşanların ailelerini korkutmamak amacıyla savaşın dehşetini görüntülememesi koşuluyla sağlanmıştır. Dönüşünden sonra Fenton'un fotograflarını Londra ve Paris'te sergilediler.

“Photographie Journal”in müdürü sergiyi, kayda değer ve bazı bakımlardan daha önce yapılmamış olarak tanımlamıştır. “Yalnızca anılarımızda canlanan korkunç olaylar yüzünden değil, gözlerimizin önüne somut olarak serdiği görüntüler(..) bir vadinin dibinde  eriyen buzulun artıkları gibi, sağa sola saçılmış şarapnel  parçaları(...)  nedeniyle  “Ölümün Gölgesi Vadisi”  adlı eserden   özellikle etkilenmiştir.


(19.yüzyılın en önemli olaylarından biri Kırım Savaşıdır.  Bir yanda Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere, Fransa, Sardunya, öbür yanda Rusya arasında cereyan etmiştir. 1853–1856 yılları arasında ikibuçuk yıl devam etmiş, Rusya'nın yenilgisi ile sonuçlanmıştır.  Savaşın nedeni, Rusya'nın, Osmanlı İmparatorluğu toprakları üzerindeki kötü emelleri doğrultusunda, Türklerden Boğazlardan serbest geçiş hakkı ile Ortodokslar hakkında geniş imtiyazlar istemesidir. Rusya, Osmanlı Devletini yıkmak, başka devletlerle paylaşmak ya da onu himayesine almak yolundaki politikasında din ögesinden de yararlanmaya çalışmıştı. Özellikle İngiltere'ye yaptığı bölüşme teklifinin reddedilmesinden sonra bu politikasına hız verdi. Osmanlı İmparatorluğu'nun güçsüzlüğünden büyük çıkarlar uman Çar Nicola 1.Prens Mençikof'u İstanbul'a yollayarak isteklerini imparatorluğa bildirir. Reddedilmesi üzerine Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan eder. Osmanlılar, 3 Temmuz 1853'den,  14 Eylül 1854'e kadar bir yıldan fazla, bir başına ve başarıyla Rusya ile savaşır. Kırım Savaşında her iki tarafta büyük zayiat vermiş, 240.000 kişi ölmüştür. 1 Şubat 1856'da Viyana protokolü ile savaş sona erer ve Sulh Konferansı Paris’te toplanır. Türklerin Tuna, Kırım, Kafkas ve Anadolu cephelerinde dövüştüğü bu savaşa Kırım Savaşı denmesi, kesin sonucun orada alınması ve müttefiklerin yanlız Kırım'da savaşmaları dolayısıyladır. Kırım Savaşı askeri ve politik bakımdan olduğu kadar fotografçılık tarihi açısından da önemli bir tarihi olaydır. Roger Fenton (yukarıda da belirtildiği  gibi) “fotojurnalizm”in ilk örneklerini(..)  fotograflarıyla burada verir.)

Fenton'un fotoğraflarından bazılarının xilografik kopyaları süreli bir yayın olan Illustrated London News'de  yayımlandı. Bazı fotograflarının röprodüksiyonları ise bazı başlıklarla kart-postal haline getirilerek Agnew tarafından satışa sunuldu.

Aynı zamanlarda Londra'da yayımlanan “Times”da şu saptama yapılıyordu: “Modern orduları izleyen fotografçı, savaş sırasında meydana gelen natürmortluk atmosferi ve ordunun dinlenme durumunu kaydetmekten başka bir şey yapamıyor.”

Romantik savaş ressamlarının alışılagelmiş fantezilerine düşkün kamuoyu için, bu fotograflar sıkıcı ve ilginçlikten yoksundu, fotograf makinesinin sadık bir teknik olarak değeri takdir edilmiş olsa bile!

Fenton Londra'ya dönüşünde profesyonel fotografçılığı bıraktı.  Kim bilir, belki de plakalarında saptanan savaş gerçeği, Viktoryen anlayışa ters düşmüştü. Dolayısıyla yeniden avukatlık mesleğine döndü. Sonradan fotograf çekse bile romantik İngiliz kır manzaralarını görüntüledi.
   
Fotograflarıyla tanıdığımız Roger Fenton’un yazdığı mektuplarda, İstanbul’la ilgili anıları da yer alıyor. Her birini anlamak ve o zamana dair bilgileri edinmek için kitabı okumak gerekiyor.

Farkındayım, burada Fenton’un mektuplarından çok hayat hikayesinden bahsettim. Ama bu, Fenton’u yeterince tanımayanlar için giriş niteliğinde bir yazıydı. Kitabın girişinde bile bu kadar ayrıntılı bir özgeçmiş olmayışı bence en büyük eksiklik. Bu tanıtım yazısının ardından Fenton’un fotograflarını görmek ve mektuplarını okumak daha faydalı olur diye düşündüm.

Bu tür yayınların çoğalması dileğiyle.

Cengiz Oğuz Gümrükcü
Ankara, Haziran 2007



KAYNAKÇA:
• ATAY, Simber, Fotografçılığın Başlangıç Yılları ve Türkiye'de İlk Yılları, Yüksek Lisans Tezi (yayımlanmamış) Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Ens., İzmir-1983
• Photojournalism, Time Inc, USA, 1974
• Great Photographers, Life Library of Photographer Time Life Books, USA 1975
• ATAY, Simber, Temmuz Dergisi, , Mayıs 1987, Sayı: 9, İzmir
• Ana Britanica

3g09167r.jpg
3g09183r.jpg
3g09216r.jpg
3g09240r.jpg
3g09355r.jpg




Share



   


COG Sitesi için tıklayın. Tasarım: CANDENİZ Bu işin arkasında kimler var ! Sitenin tüm bölümlerini birlikte gör.