
"Belgesel Fotoğraf ve Haber Fotoğrafı; Fark Nerede?"
Haber Fotoğrafından Belgesel Fotoğrafa
Eddie Adams’ın 1 Şubat 1968’de Vietnam savaşı sırasında Güney Vietnam polisinin tutukluları öldürmek için nişan aldığı sırada çektiği fotoğraf pek çok dergi ve gazetede yayınlanmış haber değeri olan bir fotoğraftır. Bu gün ise bu fotoğrafa haber değerinden çok belge olması nedeniyle önem veriyoruz. Bu fotoğraf artık Vietnam savaşında 1 şubat 1968’de neler olduğunu göstermekten öte savaşın vahşetini gösteren tarihi belgelere dönüşmüştür. Vietnam savaşının Amerikan toplumu ve dünya açısından tarihsel bir önem taşımasının da bu fotoğrafın uzun soluklu olmasında etkisi büyüktür. Adams’ın fotoğrafı, taşıdığı düzanlamın arkasında Vietnam’da yaşanan büyük vahşeti Amerika’nın Vietnam’da uğradığı büyük yenilgiyi yansıtan bir kült olmuştur.
Henri Cartier Bresson’un fotoğraflarıiçin de aynı şeyler söylenebilir. Bresson’un II. Dünya Savaşı sırasında çektiği fotoğraflar bugün haber değeriyle değil belge niteliği ile karşımızda durmaktadırlar.
Bazı haber fotoğrafları yayınlandıktan sonra kısa sürede tüketilir ve bir daha hiç hatırlanmazken bazıları zamanı aşarak belgesel niteliği kazanır ve farklı bir biçimde bizim için varolmaya devam ederler. Haber fotoğrafının kısa ömrünü uzatan ve onu zamansal sınırlılıklardan kurtarıp belgesel fotoğraf kategorisine taşıyan estetik ve evrensel değerler ile fotoğrafın tarihsel tanıklığı ve taşıdığı yananlamların zenginliğidir. Haber fotoğrafları gündelik bir dil içinden kurulurlar. Tarihsel ve evrensel yananlamlara fazla yer veremezler. Verebilenler ise tarihsel süreç sonunda haber fotoğrafının kısa ömürlülüğünden kurtulup tarih içinde yerlerini alabilen başarılı örneklerdir. Adams’ın fotoğrafında olduğu gibi fotoğrafın tanıklık yaptığı olayın tarihsel önemi haber fotoğrafını kalıcılaştıran bir unsurdur.
Haber metnini tamamlayan fotoğraflar günlük gazetelerde basılırlar ve ertesi gün hiçbir iz bırakmadan hafızalarımızdan silinirler. Belgesel fotoğraf sadece bilgi vermekle kalmaz aynı zamanda insana dair birçok evrensel değeri beraberinde taşır. Bu değer Adams’ın fotoğrafında savaşın vahşeti, Arthur Rothstein’in fotoğrafında zıtlık ve ironidir.
Belgesel ve haber fotoğrafının ortak alanı: Foto-röportaj (Photo-essay)
Foto-röportaj birden fazla fotoğrafın tek bir tema etrafında birleşerek daha derin daha ayrıntılı foto öyküler yaratılması olarak tanımlanabilir. Bu tema bir yer, bir kişi ya da bir olay olabilir. Günümüzde foto-röportaj fotoğrafların tarihsel ya da tematik olarak sıralanarak ortaya bir foto öykü çıkarılmasıdır. Foto-röportajda önemli olan fotoğrafların tek başlarına çok iyi olmaları değil birlikte bir bütün oluşturabilmeleridir. Günümüz foto-röportaj tanımlamasının temelleri çok eskilere dayanmaktadır. Mathew Brady’nın Amerikan İç Savaşı’nı fotoğraflaması, Paul Nadar’ın babasının bir röportajını görüntülemesi ilk foto-röportaj örneklerindendir.
1890’lardan sonra half-tone baskının yaygınlık kazanmasıyla birlikte foto-röportajlar basında daha çok yer almaya başladı. Gazete editörleri olayları daha çarpıcı sunabilmek için daha çok fotoğrafa yer vermek istiyorlardı. Foto-röportajların hazırlanmasında editöre çok iş düşüyordu. Bazen tek bazen de birden fazla fotoğrafçı tarafından çekilmiş fotoğraflar editör tarafından tarihsel ya da tematik olarak bir düzen içine oturtuluyor ve yayına hazırlanıyordu. Ancak fotoğraf makinelerinin ve malzemelerin henüz yeterince hızlı olmaması foto-röportajların yapılmasını zorlaştırıyordu.
Modern anlamda ilk foto-röportajlar fotoğraf makinelerinin küçülüp hız kazanmalarıyla Almanya’da yayınlanmaya başlanmıştır. Oskar Barnack 1920 yılında kendi icadı olan ve henüz piyasaya sürülmemiş Leica makinesi ile bir sel baskınının fotoğraflarını çekmiştir. Oskar Barnack’ın Leica’sının 1925 yılında Almanya’da piyasaya sürülmesiyle birlikte foto-muhabirliğinde tam bir devrim yaşanmıştır. Artık fotoğraf makineleri hemen her yere girebiliyor çok daha fazla ve ayrıntılı fotoğraflar çekilebiliyordu. Kötü ışık koşullarında bile fotoğraf çekmek mümkün olmaya başlamıştı. Fotoğrafta hareketin dondurulması artık zor değildi. Bu tür teknik gelişmeler foto-röportaj anlayışında da önemli değişikliklere neden oldu. Gazetecilerin alınmadığı mahkemeler, toplantı salonları gizlice görüntülenir hale geldi. Münchner Illustrierte Presse dergisinde 1930 yılında yazı işleri editörü olarak çalışmaya başlayan Stefan Lorant dergide foto-röportajlara sıkça yer vermeye başlamıştı. Yayınlanan foto-röportajlar bir öykü ya da film akışına sahip fotoğraflardı. Yine ilk defa Stefan Lorant’ın etkisiyle fotoğraf makinesi sıradan insanların hayatlarını görüntülemeye başladı.[19] Gazete ve dergilerde fotoğraf editörleri çalışmaya başladı. Bu editörlerin bir çoğu aynı zamanda foto-muhabirlik yapıyordu. Foto-röportajların yaygınlaşmasıyla gazetelerin sayfa düzenlemeleri fotoğraflar kadar önem kazanmaya başladı.
Almanya’da gelişen foto-röportaj tekniğinin Amerika’daki en iyi uygulayıcısı Life dergisi olmuştur. Dergide yer alan foto-röportajlar olay fotoğraflarından çok bize dünyanın farklı hayatlarını tanıtan fotoğraflardı. Eugene Smith’in Life dergisi için bir İspanyol köyünde yaptığı foto-röportaj çalışması yayınlandıktan çok sonraları dahi hatırlanmakta, foto-röportajın en iyi örneklerinden biri sayılmaktadır.
Türkiye’de foto-röportajın en önemli iki ismi Ara Güler ve Fikret Otyam’dır. Otyam, Güler ve Yaşar Kemal’in birlikte yaptıkları Anadolu röportajları dönemin gazetelerinde büyük ilgi toplamıştır.
Sonuç Olarak
Camera Obscura'dan Daguerre’in buluşunu açıkladığı 1839 yılına kadar fotoğrafın hayatımızı kökten değiştirecek görsel bir devrimin ilk müjdecisi olduğu hiç kimse tarafından öngörülmemişti. Bugün fotoğrafın olmadığı bir alan düşünmek neredeyse imkansızdır. Kişisel tarihimizin de en önemli görsel tanıkları fotoğraflardır. Anlar, daha sonra hatırlanmak üzere fotoğraflanır ve albümlere kaldırılırlar. Kişisel tarihlerimiz fotoğraf albümlerinde saklanırken, toplumsal tarihe tanıklık eden ve onu görsel olarak yeniden üreten fotoğraflar gazete ve dergilerde yer alırlar.
Hem haber hem de belgesel fotoğraf, fotoğrafın işlevini aynı biçimde tanımlarlar; fotoğraf bildirir, öğretir, açıklar, etkiler, saklar ve tarihe tanıklık eder.
Fotoğrafın amaç ve işlevlerini aynı biçimde tanımlayan haber ve belgesel fotoğrafın ortak paydası; fotoğrafın gerçeği yansıtma gücüne duyulan inançtır. Bu ortak paydaya karşın tezin ana varsayımı haber fotoğrafı ve belgesel fotoğrafın, sık sık birbirinin yerine kullanılmakla birlikte, çok farklı iki tür olduğu ve ayrı tanımlanmaları gerektiğidir. Aynı kaynaktan filizlenen bu iki fotoğraf türünün farklılığını ortaya çıkaran unsurlar ve haber fotoğraflarını zaman içinde belgesel fotoğraf olarak görebilmemizin koşullarını şöyle sıralayabiliriz;
1)Standart haber değeri ölçütlerini taşımayan bir fotoğraf haber fotoğrafı olarak tanımlanamaz. Haber fotoğrafının varlık koşulları olan standart haber değeri ölçütleri belgesel fotoğrafta her zaman bulunmaz.
2)“Kötü haber iyi haberdir” anlayışının bir uzantısı olarak haber fotoğraflarında negatif olaylar daha fazla ön plandadır. Örneğin fotoğrafta şiddet, haber değerini artırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkar. Profesyonellere göre şiddetin dozajı arttıkça haber değeri de artar. Belgesel fotoğraflar da negatif olayları kendilerine konu edebilirler ancak buradaki negatiflik, sansasyon yaratmak ya da okuru etkilemek amacıyla değil, varolan koşulların değiştirilmesi amacıyla kullanılır (toplumcu belgeci fotoğraf) . Belgesel fotoğrafta çarpıcılık fotoğrafın sadeliği ile birlikte gelir
3)Haber fotoğrafları spesifik olaylar üzerine kurulurlar. Belgesel fotoğraf ise konusunu daha uzun soluklu öykülerden ve çoğunlukla sıradan insanın yaşamından seçer.
4)Toplumca tanınmış kişi ya da kişiler haberin nesnesi olunca haber değeri de artar. Bu nedenle foto-muhabirleri tanınmış kişilerin sıradışı pozlarını yakalamaya çalışırlar, belgesel fotoğraf ise konularını çoğunlukla sıradan insanların sıradan yaşamlarından seçer; ünlüler belgesel fotoğrafın özel konuları arasında değildir. İlk belgesel fotoğrafların aile fotoğrafları olduğunu unutmamak gerekir. Günümüz belgesel anlayışı da 1930’lardaki toplumcu belgeselci yaklaşımdan uzaklaşarak daha kişisel olana doğru kaymaktadır.
5)Haber fotoğrafında olayın kendisi fotoğrafın teknik ve estetik kalitesinden daha önemlidir. Haber fotoğrafının amacı olayın en açık biçimde anlatılabilmesi, gösterilebilmesidir. Bazı durumlarda kötü karelenmiş, netsiz fotoğraflar bile yayınlanabilir. Ancak bu durum haber fotoğraflarında teknik ve estetik değerlerin hiç aranmadığı anlamına gelmez. Fotoğraflardaki bu gibi değerler arttıkça (fotoğraf kalitesi) haber fotoğrafının zaman içinde belgesel fotoğraf olarak kabul edilme olasılığı da artar. Bazı haber fotoğrafları zaman içinde unutulurken bazıları akıllardan hiç çıkmaz ve belgesel fotoğraf olarak kabul edilirler. Bunun nedenlerinden biri fotoğrafın taşıdığı estetik ve teknik değerlerdir.
6)Haber fotoğrafları yayınlandıkları medya (taşıyıcı ya da support) nedeniyle kısa ömürlüdürler. Haberin sahip olduğu zaman kipleri yayınlandığı gazete veya derginin zaman kipleriyle sınırlanır. Günlük bir gazetede yer alan bir haber fotoğrafı okur tarafından hemen tüketilir. Belgesel fotoğrafın ömrü çok daha uzundur. Albümlerde, aylık veya haftalık dergilerde yayınlanırlar. Bizim için daha uzun süre varolurlar.
7)Haber fotoğrafının taşıdığı tarihsel önem arttıkça belgesel fotoğraf olarak kabul edilme olasılığı da artar. Haber fotoğrafları daha çok günlük bir dil üzerinden kurulurlar. Bu nedenle de hemen unutulur giderler. Ancak foto-muhabirinin görüntülediği olayın tarihsel önemi arttıkça fotoğrafın belgesel fotoğraf olarak önemi de artar.
8)Haber fotoğrafın taşıdığı yan anlamların zenginliği arttıkça belgesel fotoğraf olma olasılığı artar. Günlük dil üzerine kurulu olan haber fotoğrafları daha çok düz anlamlara sahiptirler. Bazı haber fotoğrafları ise taşıdıkları yan anlamların zenginliği ile zaman karşısında daha güçlü olabilen fotoğraflardır. Belgesel fotoğraflarda haber fotoğrafının aksine yan anlamlar düz anlama göre daha çok önem taşır.
[1] The Editors, To See, to Record-and to Comment, Documentary Photography, s.12,life Library of Photography, Time-Life International, NY, 1973
[2] The Editors, a.g.e.,s.7,NY, 1973.
[3] Merter Oral, Toplumsal Belgeci Fotoğraf Ve Fikret Otyam Örneği, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, s. 12, İzmir, 1996.
[4] Great Photographers, a.g.e. s.116, New York, 1971.
[5] Merter Oral, a.g.e., s.10, İzmir, 1996.
[6] John Grierson, First Principels Of Documentary, Grierson On Documentary Edited By Forsythe Hardy, Faber And Faber, s.33-46, London 1966.
[7] Poul Rotha, Belge Filmciliğin Bazı İlkeleri, Türk Dili Aylık Dil Ve Edebiyat Dergisi, Sinema Özel Sayısı, S.169, s.343, Çev. Arsal Soley, Ankara, Ocak 1968.
[8] John Grierson, a.g.e. s.175, London 1966.
[9] Poul Taylor, İlk Belgesel Fotoğraf Çalışması 1935-1943, Fotoğraf, S.30, s.22-32, Çev. Ahmet Tolungüç, Eylül 1985.
[10] İspanyol Televizyonu Tarafından Hazırlanan La Puerta Abierta, Acercade La Fototgrapfia Adlı Fotoğraf Belgeseli, Dorothea Lange İle Yapılan Görüşmeden.
[11] Kadir Aktay ile yapılan görüşmeden, Ankara, Haziran 1998.
[12] Stuart Hall The Determinations of News Photographs a.k.
[13] Stuart Hall The Determinations of News Photographs, a.k.
[14] Aktaran: Stuart Hall The Determinations of News Photographs a.k.
[15] Johan Galtung ve Mari Ruge, Structure and Selecting News, s. 52-63, The Manufacture of News, Social Problems, deviance and the Mass Media, Revised Edition, Ed. Stanley Cohen and Jock Young, Constable, London,1988.
[16] Stuart Hall The Determinations of News Photographs a.k.
[17] Merter Oral, a.g.e., s. 21, İzmir, 1996.
[18] Bkz. Eugene Smith, İspanyol Köyü, 9 Nisan 1952 Life Magazine, Time Inc
[19] Merter Oral, a.g.e., s.25, İzmir, 1996
|
|