Ana Sayfa > Fotoğraf Yazıları > Belgesel Fotoğraf



Belgesel Fotoğraf

BELGESEL FOTOĞRAFÇILIKTA İNSANIN VE ÇEVRESİNİN BELGELENMESİ

Genel bir değerlendirme yapılacak olursa, çekilen tüm fotoğraflar içinde insanın ve çevresinin görüntülenmesinin çok fazla yer tuttuğu görülür. Kentleşmenin bir sonucu olarak toplumsal yaşamın doğadan uzaklaşmakta olması, insanın çevresini caddeler, sokaklar ve binalar olarak sınırlamaktadır. İnsanın ve çevresinin fotoğrafla en iyi biçimde yansıtılması basit bir teknik olay değildir. Ama fotoğrafçının görüntülediği kişiyi ve çevresini temel özellikleriyle anlatabileceği teknik düzeyde olması da bir zorunluluktur.

PORTRE  FOTOĞRAFLARI
Fotoğrafçı, araştırıcı bir yaklaşımla konuların derinliğine inmeyi amaçlamalı, aynı zamanda fotoğraflarını başkalarıyla paylaşma isteği de taşımalıdır. Bir kişinin portresini çekerken de, kişinin yaşamı derinlemesine incelenmeli, yaşamının ve kişiliğinin hangi yönlerinin yansıtılmasının anlamlı olacağına karar vermelidir. Fotoğrafa konu olan kişinin gerçek duygu ve davranışlarını çektiği fotoğrafta ortaya koymalıdır.


Değişik kesimlerdeki ve yaş gruplarındaki insanlarla kolay ilişki kurabilmek, başarılı portreler çekebilmek için oldukça önemlidir. Ancak kurduğu ilişkiler fotoğrafçının gözlem yapmasını önlememelidir.


Belgesel fotoğrafa salt saptamacı olarak yaklaşmak, bir portreyi kim çekerse çeksin sonucun değişmeyeceğini düşündürebilir. Ama yorumlayıcı bir yaklaşım özgün ürünler elde edilmesini sağlayabilir. Bir fotoğrafçıyı diğerinden ayıran, kişisel duygu, düşünce ve görüşleridir.

ANLATIMCI PORTRELER
Günümüzde vesikalık fotoğraflardan aile albümlerindeki anı fotoğraflarına, gazetelerdeki haber fotoğraflarından sanatsal kaygılarla çekilip insanın kişiliğini çözümlemeyi amaçlayan fotoğraflara kadar bir çok fotoğraf, portre fotoğrafı olarak adlandırılmaktadır.


Stüdyo portrelerinde kişiler olmak istedikleri gibi yansıtılırlar. Oysa bir portrenin belgesel değer taşıması için kişinin onu tanımayı sağlayacak özellikleriyle birlikte görüntülenmesi gereklidir. Kişi etkin ya da edilgin olduğu bir anda, bir düşünceye karşı çıkarken, bir görüşü açıklarken ya da bir dinlenme anında görüntülenebilir. Önemli olan, poz vererek "nasıl çıkacağım?" kaygısıyla dolu bir yüz ifadesi takınmamış olmasıdır. Yakın arkadaşları fotoğrafa baktıklarında o kişiye özgü temel özellikleri tanıyabilmelidirler. Bir insanın kişiliğinin yansıtılması çok güç bir olay olduğu için bir kaç portrenin birlikte kullanılması çoğu kez daha başarılı olabilir. Böylece her fotoğrafta o insanın kişiliğiyle ilgili daha fazla bilgi ortaya çıkartılmış olur.


Her portre, gerçekte fotoğrafçıyla fotoğrafa konu olan kişi arasındaki etkileşimin bir sonucudur. Fotoğrafçı, fotoğrafını çekeceği kişiyi onun doğal davranışlarını ortaya çıkartabilecek kadar iyi tanımalıdır. Portre fotoğrafçılığının psikolojik temel noktası, fotoğrafçı ile konu arasındaki dostça ilişkidir, çünkü fotoğrafa katkı açısından ikisi ayrılmaz bir bütündür.
Genel olarak belgesel portrelerde bulunan ışığı kullanmak bir zorunluluk olabilir.. Ancak yine de fotoğrafçı yapay portre ışıklandırmalarını kontrol edebilmelidir. Bu, fotoğrafçının, ışığın fotoğrafı çekilen kişinin yüzünü nasıl etkilediğini anlamasını sağlayacak ve onu, daha iyi bir ürün ortaya çıkarabilmek için ışık koşullarını değiştirmeye yöneltecektir.


Daha yumuşak bir etki yarattıkları, daha uzaktan çekime olanak sağladıkları için uzun odak uzaklıklı objektiflerle daha iyi sonuç alınabilir. Konuya fazla yaklaşılmaması, kişinin yüzünün doğal bir görünüm alabilmesini sağlar. Fotoğrafı çekilen kişinin, fotoğraf makinesi kaldırıldığında tüm dikkatini objektife vererek kendini sıkması kaçınılması gereken bir durumdur. Bir söyleşi  sırasında, ya da kişi, işiyle uğraşırken değişik açılardan görüntülemek oldukça iyi sonuçlar verebilir.


Gözlük kullanan kişilerin fotoğrafını çekerken, fotoğrafçı üç zorlukla karşı karşıyadır. Gözlük camlan parlayabilir, gözlük, fotoğrafı çekilen kişinin gözlerini gizleyebilir, gözlük çerçevesi yüzde gölgelere neden olabilir. Bu sorunların çözümü için gözlüksüz bir portre çekmek iyi bir yaklaşım değildir, çünkü doğallığı bozacaktır. Işıklandırmayı ve bakış açısını değiştirerek sorunu çözmeye çalışmak, gözlüğü kişilik yansıtabilecek bir araç olarak görmek daha doğrudur.


Fotoğrafçı, görüntüleyeceği kişinin özgün davranışlarını yakalamak için çaba harcamalıdır. Bir insanı saçıyla oynarken ya da ellerini yanağına dayamışken görüntülemek, o kişinin düşüncelerini yansıtmak, kişiliğini konusunda bilgi vermek için çok daha anlamlı olabilir. Bazen yüzün ancak çok küçük bir bölümünün göründüğü bir fotoğraf bile çok başarılı bir portre olabilir.


Anlamlı bir portre kişinin yüzünü yansıtmakla kalmamalı, kişiliği, çevresi ve yaşantısı hakkında da bilgi vermelidir. Arka planın başarılı kullanımı fotoğrafa yeni bir boyut kazandırdığı gibi fotoğrafı çekilen kişinin işini, ilgi alanlarını da ortaya koyar. Çevrenin fon olarak kullanıldığı portrelerin bir diğer olumlu yanı da alışılmış yanı da, alışmış olduğu çevrelerde kişinin daha rahat olması ve doğal görünmesidir.




Share



   


COG Sitesi için tıklayın. Tasarım: CANDENİZ Bu işin arkasında kimler var ! Sitenin tüm bölümlerini birlikte gör.