Ana Sayfa > Projeler > Aşura



Aşura - Hüseyin TÜRK

ASURA-HUSEYN_TURK.jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(1).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(2).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(3).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(4).jpg

ASURA-HUSEYN_TURK_(5).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(6).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(7).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(8).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(9).jpg

ASURA-HUSEYN_TURK_(10).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(12).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(13).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(14).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(15).jpg

ASURA-HUSEYN_TURK_(16).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(17).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(18).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(19).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(20).jpg

ASURA-HUSEYN_TURK_(21).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(22).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(23).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(24).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(25).jpg

ASURA-HUSEYN_TURK_(26).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(27).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(28).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(29).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(30).jpg

ASURA-HUSEYN_TURK_(31).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(32).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(33).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(34).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(35).jpg

ASURA-HUSEYN_TURK_(36).JPG
ASURA-HUSEYN_TURK_(37).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(38).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(39).JPG
ASURA-HUSEYN_TURK_(40).jpg

ASURA-HUSEYN_TURK_(41).jpg
ASURA-HUSEYN_TURK_(42).jpg

ARAŞTIRMA VE RÖPORTAJ SERDAR ÜNSAL

Her yıl Muharrem ayının girmesiyle birlikte iki ay sürecek olan Aşura yas ve matemi de başlamış olur. İki ay boyunca; IĞDIR, Kars, İstanbul, Ankara, İzmir, Burs, Manisa, Çorum ve Hatay, Ağrı gibi yerlerdeki Ehlibeyt dostu Şiiler düğün yapmamakta, eğlenceye yer vermemekte hatta bazı evlerde televizyon bile seyredilmemekte, müzik dinlenmemektedir.


Caferiler, Muharrem ayının ilk on günü camileri doldurmakta bilhassa gençlerden oluşan siyahlar giymiş gençler sırtlarını zincirlerle döverler, Aşure günü yas doruğa çıkar. Bütün camilere toplanmış halk Kasaba ve köylerden bile gelerek Iğdır Asri Mezarlığında topluca Hz. Hüseyin (as)'ın katillerini, zulmü ve vahşeti telin ederek Hz. Hüseyin (as) için gözyaşı dökerler.

 

Böylece Aşura matemi son bulmuş olur. Aşura gününden itibaren evlerde ve camilerde 2 ay boyunca mersiyeler okutulur. Kur'an hatmedilir. İhsanlar dağıtılır. Şiiler için kutsal olan bu ayda AŞURA günü bütün iş yerleri kapanır. O gün yolculuğa çıkılmaz, işe gidilmez. Halk Aşura'dan bir gün önce yiyecek ihtiyacını, ekmeğini temin eder. Aşura günü sabah ezanından başlayarak cami hoparlöründen ağıt sesleri yükselir. O gün herkes camilerde toplanmış bulunur. Kiminin elinde bir kova İmam Hüseyin için şerbet dağıtmakta, kimi bir köşede hocanın anlattıklarını ve okuduğu mersiyeyi dinlemekte ve sessizce ağlamaktadır… Kimide destelerle birlikte "Ya Hüseyin" deyip göğsüne başını vurmaktadır. Kadın ve erkek Kasım otağı adı verilen sembolik oda biçimi yapılmış küp şeklindeki omuzlarda taşınan Kasım Otağ'ının altından geçerek dileklerinin yerine gelmesini isterler. Aşura günü "İmam İhsanı" adıyla evlerde pişirilen yemeklerden yoksullar öncelikte olmak kaydıyla her kese dağıtırlar. Aşura törenlerinin ardından mezarlıklar ziyaret edilerek Kuran okunur.

 

Muharrem ayı dünyadaki bütün Müslümanlarca kutsal bir ay olarak görülmektedir. Bazı çevreler Aşura gününü bayram bilip birbirinin bayramını kutlar ve Aşureler pişirip dağıtırken Ehlibeyt dostu Aleviler ve Caferilerse peygamber torununun acısına gözyaşı dökmektedir. "Ya Hüseyin" nidalarıyla inlemektedirler. Çünkü Muharrem ayı Şiilerce matem ayıdır yas ayıdır. Bu ay Hz. Hüseyin'e layık dost olmayı ispat ayıdır. Aşura günü ve müteakip günler, özellikle Aşureyi takip eden ilk hafta içinde imam ihsanı yemekleri oldukları halde yapılır ve dağıtılır.

 

1429 yıl önce Kerbela denilen yerde yezit ve askerlerince etrafı sarılan imam Hüseyin ve yakınları susuzlukla günlerce mücadele ettiler. Çocuk ve hastalar günlerce su diye inlediler. Fakat Yezit ve askerleri su vermediler peygamber efendimizin biricik torunu Hz Hüseyin 72 yakını ile birlikte  Yezidin ordusuna karşı, koydu. Su getirmek için Fırat nehrine gitmek isteyen Hz.Hüseyin ve yakınlara, askerlerce durduruldu. Hz. Hüseyin Fırat nehrine gitmeye çalıştıkça askerler çadırlara saldırıyorlardı, çoluk çocuğu öldürmek istiyorlardı. Hz. Hüseyin gelince de kaçıyorlardı, on bir kez daha su diye inleyen oğlu Aliasker'e su getirmek için atına binen Hz .Hüseyin askerlerin çadırlara saldırması ile geri döndü ve dövüş başladı. Hz. Hüseyin önüne çıkanı bir kılıç darbesi ile yere deviriyordu. Askerler korkmaya başladılar... Fakat Hermele isimli savaşçı attığı bir okla Hz.Hüseyin'i başından vurdu. Ardından diğer oklar vücuduna saplandı. Artık Hz Hüseyin atından düşmüştü. Askerler toplandılar Hz .Hüseyin'in etrafında Havle bin yezit eğildi Hz. Hüseyin'in başını kessin.Hz.'Hüseyin" sen değilsin benim katilim dedi.Bıçağı boynuna dayayan Şimre bakarak :İşte dedem Muhammedin söylediği adam sensin ".katilim sensin, kes boynumu,atam peygamberin öptüğü yerden" Şimr Hz. Hüseyin'in ayırdı vücudunu başından acımadan...Allah'tan korkmadan.'.. Hanım Zeynep ve Ummügülsüm saçlarını yoluyor diğer kadın ve çocuklar feryat ediyordu. Askerler cesetleri çiğniyor parçalıyor çadırlar ve Hz. Hüseyn'in ve yakınlarının eşyaları yağmalanıyordu. Askerler İmam Hüseynin hasta oğlu Zeynel Abidini aradılar bulamadılar; Şehitlerin başları birer birer mızraklara geçirilip Küfe sokaklarında dolaştırıldı. BU GECE KERBÜBELÂDA NECE TUFAN OLACAK ZEYNEBİN ZÜLM-Ü SİTEMDEN CİĞERİ KAN OLACAK Peygamber efendimizin canından çok sevdiği ve 'Hüseyin bendendir ve bende Hüseyin'denim Allah Hüseyin'i sevenleri sever" dediği Ehlibeyti artık yoktu. İmam Hüseyin'in kardeşi Zeynep perişandı Bir tepsi içinde yezit'e sunulan Hz.Hüseyin'in kesik başı yezidi bile ürkütmüştü İslam tarihine kara leke olarak geçen Kerbela olayı 72 kişiye karşı 16 bin kişi arasında vuku bulan hunharca zulüm ve işkenceyi az da olsa anlatmaya çalıştım. İşte aradan geçen 1351 yıllık süre Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyin'in ve 72 yakınının İslamiyet'in yaşaması için verdiği acı dolu mücadeleyi Kerbela olayını Müslüman halka unutturamamıştır.Bilhassa Şiiler Hz.Hüseyin'in çektiği o acıya ortak olmak istercesine,kılıçlarla başlarını çiziyor , zincirlerle sırtlarını dövüyor,ağlıyor yas tutuyor.. .Her şey İmam Hüseyin aşkına onun çektiği acının ızdırabın birazını çekebilmek için... Iğdır da ki Şiiler de Muharremin 1.günüde yapılan gösterilerle Hz.Hüseyin'in şehit edilmesini anarlar ve sabah ezanıyla başlayan tören öğleden sonra sona erer. muharrem ayının başlamasıyla birlikte yasta başlıyor...Günlerce susuz bırakılan peygamberimizin sevgili torunu zalimce öldürülmüş ve başı gövdesinden ayrılmıştı.' camilerden yükselen "Ya Hüseyin vay Hüseyin feryatları insanı Ürpertiyor.. Söylenen ağıtlar insanı ağlatıyor., düşündürüyor..işte onlardan birkaç dörtlük,'¦ Eyvah şehit oldu Kasım Bir sen idin nefesim ses ver bana battı sesin Cevanım oğul vay oğul Düşman vurup sinene ok Dur yatma gün sıcağı çok Öpmeye bir sağ yerin yok Cevanım oğul vay oğul Su getirmek için Fırat'a giden ve su tulumunu doldurup getirirken oklanan ve kolları kılıçla kesilen Hazreti Abbas kardeşi imam Hüseyin'i yadıma çağrışı Yaralandım Fırat üste yetiş imdadıma Hüseyn, Kollarım kalem oldu gelsen dadıma Hüseyn . Kırbayı deldi zalim, sular aktı yerlere Sakine su içmedi yetiş dadıma Hüseyn Ecel geldi gözüme intizardayım kardaş Başım al dizin ,üste yetiş dadıma Hüseyn Çevremi aldı düşman başımı kesmek ister ; Yüzünü birce görüm yetiş dadıma Hüseyn AŞURA Yüzyıllardan beri Iğdır ve çevresinde aşura törenleri yapılır. Zamanla Iğdır dan büyük şehirlere göç eden Caferi mezhebine mensup vatandaşlar İstanbul İzmir gibi şehirlerde de bu aşura törenlerini sürdürmüş. 2 ay gibi muharremlik ve sefer ayını yas ayı olarak ilan etmişlerdir. Aşura törenleri ülkemizde ağırlıklı olarak Iğdır ve çevresinde yerleşik bulunan ancak daha sonra buradan göç ederek çeşitli büyük şehirlere yerleşmiş Caferi mezhebine mensup bir topluluk tarafından sürdürülen aşura törenleri yıllardır özünden hiçbir şey kayıp etmemiş gibi devam etmektedir. Yıllardan beri Iğdır da muharrem ayının girmesiyle başlayan yas ayı ile ilgili olarak bir çalışma yapmaya çalıştım. Aşura günü törenleri izlemeye gelen Caferi olmayan vatandaşların kafasında beliren bazı soruların cevabını bu çalışmamda vermeye çalıştım.Iğdır da Caferilerin dini lideri konumunda bulunan Hüseyin Yeşil hocaya çeşitli sorular yönelttim. Aldığım cevapları çeşitli kaynaklardan destekleyerek bu kitabı hazırladım MUHARREMLİK AYI İslam tarihinde büyük acıların kaynaklarından birisi olan Kerbela olayı,Iğdır ve çevresinde her yıl yapılan törenlerle anılmaktadır.10 muharrem 680 tarihinde ,Peygamber efendimizin torunu Hz. Hüseyin ve 71 adamının, Emevi halifesi Yezid'in adamları tarafından şehit edilmeleri ve geri kalanların çok kötü şartlarda başka bölgelere sürgün edilmeleri İslam tarihine önemli bir olay olarak geçmiştir.

 

http://www.alevileriz.biz/archive/index.php/t-14031.html

 

 

Özgeçmiş

huseyin.jpg

1977, Ankara doğumludur. Ankara Üniversitesi’nde grafik tasarımcı olarak meslek hayatına devam ediyor. Tasarımdaki altyapısını son dönemde fotoğrafta yoğunlaştırarak Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nde Temel ve İleri Düzey Fotoğraf Eğitim Senimerlerini 2006 ve 2007 yıllarında bitirdi. Afsad, Cengiz Oğuz Gümrükcü & Mehmet Turgut Deneysel Fotoğraf Atölyesi'ne katıldı. Ardından Mart-2007’de Afsad’a üye oldu.


Yönetim Kurulu Üyeliği ve İleri Düzey Eğitim Seminerinde danışmanlık görevlerine devam etmektedir.


Şimdiye kadar dokuz adet karma sergiye katıldı. ‘Buyrun Er Meydanına’ adlı ilk kişisel sergisini Kasım 2007’de açtı.


Bu sergiyle ilgili bir de katolog yayınladı. Işığın peşindeki yolculuğuna yeni projeleriyle devam ediyor...

http://www.huseyinturk.com
http://solak11.deviantart.com

Proje sahibine iletmek istediğiniz mesajı form aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Adınız:[ ! ]
Soyad:[ ! ]
E-Mail:
Konu:
Mesajınız:
Onay Kodu: Captcha
Onay Kodunu Girin:[ ! ]
 



Share



   


COG Sitesi için tıklayın. Tasarım: CANDENİZ Bu işin arkasında kimler var ! Sitenin tüm bölümlerini birlikte gör.